Cehennemden Tavuk : Anzu Wyliei

Amerikalı bilim insanları yeni bir dinozor türü keşfettiklerini açıkladı.

Anzu Wyliei adlı türün fosilleri 66 milyon yıl önce dinozorların nasıl yok olduğu ile ilgili yeni ipuçları veriyor.

Fakat bu yeni tür, dinozorların genel görünümünden biraz farklı.

Resim

‘Cehennemden Tavuk’ takma isimli kuşa benzeyen dinozorun kemikli bir ibiği ve gagaya benzer bir ağzı var. Kuyruğu ise kertenkeleyi andırıyor.

Yeni tür, Amerika Birleşik Devletleri’nde Güney ve Kuzey Dakota’da toplanan üç farklı iskelet kalıntılarından bulundu.

Washington’daki Smithsonian Ulusal Doğa Tarihi Müzesi’nden omurgalılar taşılbilim sorumlusu Hans Sues, Anzu’nun iskeletinin kemiklerinin yüzde 80′nine ulaştıklarını belirtiyor.

Sues, daha önce böyle bir dinozor türünün olduğunu tahmin ettiklerini, fakat yeni kemikler sayesinde yapısının ayrıntılarına ve yaşam bilgisine sahip olduklarını dile getiriyor.

Sues, dinozorlar için bile Anzu’nun tuhaf bir yapısı olduğunu söylüyor.

“Kafa kısmı sıra dışı şekilde uzun. Kafası ibikli, keskin köşeli kocaman gagası, tuhaf sürgülü çene eklemleri var. Bunlar bitkileri ve etleri parçalamak kullanılabileceğini gösteriyor,” diyor Sues.

Resim

Dinozor Çeşitliliği

Küçük bir araba büyüklüğündeki dinozorun üst kol bölgesi tüylü ve ucu ise pençe şeklinde. Bu yeni tür Oviraptorosauria dinozor grubuna giriyor. Bu türle ilgili kanıtların büyük kısmı Orta ve Doğu Asya’daki fosillerden elde edildi.

Anzu ise Oviraptorosauria ailesinin Kuzey Amerika’da bulunan ilk üyesi. Bu yeni türün bulunduğu bölge daha önce Kuzey Amerika’da birçok fosilin çıkarıldığı Türkçesi ”Cehennem Deresi” olarak çevrilen Hell Creek bölgesi.

Araştırmacılar yeni dinazor türüne bu ilginç görünümü ve bulunduğu yer nedeniyle Cehennemden Tavuk takma ismini verdi.

Uzmanlar için bu bölge oldukça önemli. Bu alan asteroit çarpması sonrası dinazorların yok olmasından hemen önce Kretase Dönemi’nin son iki milyon yılında oluştu.

Birçok araştırmacı iklim değişikliği nedeniyle dinozorların çarpışmadan önce giderek yok olduğunu düşünüyor. Fakat Dr. Sues ve ekibine göre ise Anzu’nun keşfi birçok türün evrimselleştiğini ve dinozor topluluğunun artarak farklılaştığını kanıtlıyor.

Dr. Sues dinozorların büyük çarpışmaya kadar çok büyük bir çeşitlilik içinde olduğunu söylüyor.

Şu ana kadar binlerce dinozor türü tespit edildi. Hell Creek bölgesi gibi kazılardan çıkan verilerle binlerce yeni tür ise keşfedilmeyi bekliyor.

BBC Türkçe

‘Kalın kafalı’ dinozorların en eskisi

Bilim insanları, Kuzey Amerika’daki ve büyük olasılıkla dünyadaki ‘kalın kafalı’ dinozorların en eski türünü buldu.

130507124800-large

Köpek büyüklüğündeki hayvanın, kalın kemikli kafasını diğer dinozorlara ‘kafa atmakta’ kullandığı sanılıyor.

Toronto Üniversitesi’nden bilim insanları Nature Communications adındaki dergide açıkladıkları yeni türün, dinozorların soyağacındaki boşluğu doldurduğunu bildirdiler.

Bilim insanları Acrotolus audeti adındaki yeni türe benzer başka küçük dinozorların da keşfedilmeyi beklediğine inanıyor.

Tas şeklinde kemikli kafa yapısına sahip dinozor, ya da kalın kafalı kertenkele türüne pakisefalosorus deniyor. Pakisefalosorus otobur bir dinozor türü.

Kalın kemikli kafasını diğer dinozorların saldırılarından korunmak için kullandığı sanılıyor.

Yeni bulunan Akrotolus, 85 milyon yıl öncesine ait.

Büyük bir köpek ağırlığında olan dinozorun, 40 kg ağırlığında olduğu, iki ayak üzerinde yürüdüğü ve yekpare kafatasının üst kısmının 10 santimden kalın olduğu bildiriliyor.

Ontario Müzesi ve Toronto Üniversitesi uzmanlarından Dr. David Evans’a göre fosil, kafatası kalın dinozorların evrim sürecine ışık tutacak.

Evans, BBC’ye yaptığı açıklamada, “Bulunan dinozorun ilginç yanı, Kuzey Amerika’da bilinen pakisefalosorusların en eskisi olması, muhtemelen dünyadaki kalın kafalı dinozorların da en eskisi” dedi.

Ağırlığı 100 kilonun altında olan dinozorlara ait fazla fosil bulunmadığı için haklarında diğer türler kadar fazla bilgi yok.

BBC Türkçe

Jeolojik değişimler dino çeşitliliğini arttırdı

Kuzey Amerika’nın geç Kampaniyen (A) (~ 75 milyon yıl önce) ve geç Maastrihtiyen (B) (~ 65 milyon yıl önce) dönemindeki paleojeolojik haritası.

Yeni türde birçok ördek gagalı ve boynuzlu dinozor 70 ila 80 milyon yıl önce Kuzey Amerika’nın batısında kalan bölgede inanılmaz bir hızla evrilmişti. Evrim standartlarına göre inanılmaz bir hızlaydı tabi , bu, milyonlarca yılı kapsayan yeni türlerin ortaya çıkış sürecinin binlerce hatta yüzlerce yıla sığdığı anlamına geliyor.

Fosil kayıtlarına göre, daha sonra ise bu türlerin evriminin zayıfladığını görüyoruz yeni türler daha az evrilmeye  başlamış.

Peki 15 milyon yıllık bu süreç içerisinde ne oldu da çok çeşitli dinozor türlerinin sayısındaki azalma ile  böylesi bir değişim meydana geldi?

NC State ve Ohio Üniversite’sinin yaptığı bir araştırmaya göre kayalık ve sarp dağların artması, bir okyanusun ortaya çıkıp yok olması gibi önemli jeolojik ve ekolojik değişimler sismik evrimsel değişimlerin oluşumunu tetikledi.

PLoS ONE jurnalında yer alan makalede araştırmacılar Terrry Gates, Lindsay Zanno ve Albert Prieto-Márquez hem sıra dağların oluşmasının hem de büyük bir su kitlesininin ortaya çıkmasının Kuzey Amerika’nın batısını parça pinçik ederek geriye sadece birtakım adalar bıraktığından bahsediyor. 80 ila 70 milyon yıl önce gerçekleşen bu büyük jeolojik değişiklikler dinozorları birbirinden ayırdı.

Gates: “Popülasyonların dağılıp bölgeselleşmesi, onların yeni özellikleri daha hızlı edinip evrilmelerine yol açtı. Özellikle dinozorların kafatası yapılarına bakıldığında başlıkların ve boynuzların bu çeşitlenmede önemli bir yere sahip olduğu söylenebilir.” dedi. Hipotezlerden biri jeolojik değişiklikler nedeniyle beslenme alışkanlıkları değişen dinozorların muhtemelen bazı bölgelerdeki özel bitkileri yiyebilmek için evrildiği yönünde.

(Yukarı-sağda ördek gagalı ve boynuzlu dinozorların jeolojik değişimler nedeniyle çeşitlenmesini gösteren diagram. Sarı şerit, siyah ve gri çatallarda görülen dinozor ailelerinin, büyük oranda ayrılmaya başladıkları eş rastlantılı zaman aralığını gösteriyor)

Bununla birlikte birkaç milyon yıl sonra daha fazla jeolojik değişiklik meydana geldi. Kayalık dağlar ortaya çıkıp durdu ve bu,  ada oluşumuna elverişli okyanusun artık yok olacağı anlamına geliyordu. Kuzey Amerika’da daha geniş yayılma fırsatı bulan dinozorların yeni türlere evrilmesi geriledi.

Gates ve çalışma arkadaşları bu bilimsel araştırma sonuçlarının sadece  Kuzey Amerika’da gerçekleşmiş olabileceğine inandıklarını söyleyerek  bunun, dünyanın diğer bölgelerindeki dinozorlar için de mutlaka geçerli olacağı anlamına gelmediğini belirtiyor.

Dişlerinin olması çok şaşırttı, neden mi?..

Bilim insanları Teksas’da bulunan 95 milyon yıllık bir çene fosilini tanımladı. Bu fosil yeni bir cins uçan sürüngene ait, bilim insanları türe Aetodactylus halli ismini verdi.

Aetodactylus halli bir pterozor, bu uçan sürüngen grubundan yaygın olarak pterodaktil olarak da bahsedilir.

Aetodactylus halli’yi tanımlayıp ona ismini veren paleontolog  Timothy S. Myers’a göre bu nadir uçan sürüngen bir pterozor ailesi olan Ornithocheiridae’nin en genç üyelerinden biri.

Myers, bu yeni tanımlanan sürüngenin Kuzey Amerika’da şimdiye dek rapor edilen ikinci ornithocheirid olduğunu belirtiyor.

54 dişinin çoğu kayıp olan bu Teksas buluntusunun çenesinin tamamına yakını korunmuş. Myers: ” Bu kesinlikle daha önce Brezilya, İngiltere ve Çin’de bulunmuş ornithocheirid numunelerinden daha genç” diye ekliyor.

Bilinen diğer Kuzey Amerika ornithocheiridlerinden beş milyon yıl daha genç bir fosil.

Myers,  Lance Hall’u onurlandırmak için pterozora Aetodactylus halli  ismini verdi. Hall, hobi için fosil avcılığı yapıyor ve Dallas Paleontoloji Kurumu’nun bir üyesi.

Hall numuneyi 2006 yılında Kuzey Teksas’da bulmuştu.Yol çalışması için kazılan bir tepe yamacının içerisinde yumuşak bir tabakada bulundu.

Myers: “Aetodactylus halli’nin çenesi Eagle Ford Grubu diye bilinen coğrafi bir üniteden çıkarıldı.Bu bölge sığ bir denizde birikmiş tabakalardan oluşuyor.”

Hall: “Kazı bölgesini inceliyordum erozyona uğramış bu küçük yerde ilk gördüğümde onun bir deniz kabuğu olduğunu sandım.” o anı böyle anlatıyor.

Myers: “34.8 cm’lik Aetodactylus çenesi normalde 54 sivri, kıvrık diş içeriyor ancak yuvalarda sadece iki diş kalmış.” diyor.

Alt çene dişleri düz bir şekilde yayılıp çenenin sonuna kadar gidiyor, neredeyse çenenin 4/3’ünü kaplıyorlar.Üst dişler ve alt dişler çene kapanınca birleşiyor. Myers, sürüngenin zamanında bölgeyi kaplamış denizdeki balıklarla beslenmek için ideal dişlere sahip olduğunu düşünüyor. Bu sürüngenin dişlerinin olması çok şaşırtıcı çünkü yaşadığı dönemde Coloborhynchus hariç daha çok dişsiz pterozorlar hüküm sürmekteydi.

Myers: “Bununla birlikte Aetodactylus halli’nin diğer tüm ornithocheiridslerden farkı var örneğin çeneleri ince ve hassas her iki çene maksimum 1 cm’yi bulan bir kalınlığa sahip.” diyor.

Myers, sürüngenin 3 metrelik bir kanat açıklığına sahip olduğunu tahmin ediyor. “Bu nedenle Aetodactylus halli’nin orta boyutlu bir pterozor olduğunu çıkarabiliriz” diyor.

Teksas’da böyle bir ornithocheirid türünün keşfi Kretase döneminde Kuzey Amerika’da yaşamış pterezor çeşitliliğini farketmemize yol açtı. Aetodactylus ayrıca edentulous yani dişsiz türlerin baskın olduğu Kretase dönemi sonlarındaki pterozor faunasına geçişteki son ornithocheiridsleri temsil ediyor.

Çalışma Journal of Vertebrate Paleontology dergisinin son sayısında yayımlandı.

Alaska’da nadir bir dinozora ait fosil bulundu

Bilim insanları nadir bulunan bir akuatik sürüngene ait fosil kalıntıları buldu. Şimdiye dek Kuzey Amerika’da bulunmuş türün en bütün  fosil parçaları olması açısından oldukça önemli bir buluntu bu.

Tarih öncesinden kalan parçalar thalattosaur adındaki uzun kuyruklu su sürüngenine ait.Fosil kalıntıları Alaska’nın Tongass Ulusal Parkı’ının sahilinde bir gelgit sırasında bulundu.

Bu canlı sıcak ve sığ sularda erken dinozorlar çağında yaşamını sürdürdü ve yaklaşık 200 milyon yıl önce Triyasik Dönemin sonunda nesli tükendi.

Daha önce bulunan diğer bölük pörçük thalattosaur fosillerine nazaran bu buluntu neredeyse tam bir iskelet ve çok iyi halde korunagelmiş.

Kazıyı gerçekleştiren bilim insanları dünyada bulunmuş bütün halde thalattosaur numunelerinin bir düzineyi geçmediğini söylüyor.”Bunun daha önce görülmemiş değerde bir buluntu olması yüksek bir ihtimal” diyorlar.

Jeolog Jim Baichtal diğer thalattosaur fosillerinin Kolombiya’da, Çin’de, Alplerde, Nevada’da ve Kanada’da bulunduğunu söylüyor.

Bilim insanları fosilin bulunduğu tabakanın eskiden yani yaklaşık 200 ila 220 milyon yıl önce tropikal bölgeye, ekvatora çok yakın olduğunu ekliyor.

Baichtal bölgenin eskiden tıpkı Hawaii’ye benzediğini sıcak, resiflerle çevrili volkanik bir ada olduğunu söylüyor.

Thalattosaurs 30 milyon yıl kadar ortalıktaydı, yaklaşık 3 metre uzunluğunda olan canlının vücudunun yarıdan fazlasını kuyruğu oluşturuyordu.

Pat Druckenmiller,  pedal görevi gören bacaklarıyla birlikte “vücudunun kuyruk dışında kalan kısmı büyük bir kertenkeleyi andırıyordu” diyor.

Druckenmiller’e göre thalattosaurs kıvrık dişlere bununla birlikte deniz kabuklarını kırmasına yarayan bazı düz dişlere sahipti. Alaska’da bulunan  bu fosil yumuşak dokular barındırıyor gibi görünüyor ve bilim insanları bunun canlının gerçek vücut yapısını belirlemede yardımcı olacağını düşünüyor.

Beş tonluk tarih öncesi sürüngen gün yüzüne çıkarıldı

Bugüne kadar bilinen en uzun boynuzlu dinozor türüne ait bir fosil, Meksika’da bulundu.
Coahuila bölgesindeki çölde bir süredir çalışmalarda bulunan Utah Üniversitesi bilim insanları, “Coahuilaceratops magnacuerna” (Dev Boynuzlu Boynuzsurat) adı verilen bu hayvanın boynuzlarının 1.2 metreye ulaştığını açıkladı.Hemen yakınında genç bir bireye ait kalıntılar da bulundu.

Bilim insanları boynuzların düşmanlarla dövüşmekten çok çiftleşme yarışmaları için kullanıldığını düşünüyor.Dr Mark Loewen “boynuzlu dinozorlar omurgalı evriminin inanılmaz örneklerinden” diyor.

72 milyon yaşındaki gergedan boyutlu otobur dinozor, Kuzey Amerika’nın batı yakasının pek bilinmeyen kadim zamanlarına ilişkin yeni bilgilere ulaşılmasında faydalı olacak gibi görünüyor. İki boynuzunun yanı sıra, başka hiçbir tür dinozorda görülmeyen yuvarlak hatlı bir ‘burun boynuzu’na sahip olan Dev Boynuzlu Boynuzsurat, özellikle de “Tebeşir Dönemi” olarak bilinen Geç Kretase Dönemi’ni aydınlatmak amacıyla incelenecek.

Bununla birlikte Sahara çölündeki kazılarda yeni bir pterozor türü de bulundu. Alanqa saharica adı verilen pterozor çok az parçalarından biliniyor. Sahara çöl olmadan önce yaşayan bu pterozor yaklaşık altı metre kanat açıklığına sahip. Araştırmanın lideri Nizar Ibrahim “bu tipte bir pterozorun Afrika’da kaydedilen ilk örneği ve Quetzalcoatlus türündeki dev uçan sürüngenlerle akraba”  diyor ve ekliyor “bu pretozorun mızrak şeklindeki dişsiz alt çenesi adeta dev bir heronun gagasını andırıyor” Arkeologlar bölgede bir sürü pterozor fosili olduğunu söylüyorlar.

Çin’de yeni bir dinozor türü keşfedildi

Çin ve Japon bilimadamları, Çin’in doğusundaki Cıciang eyaletinde yeni dinozor türü keşfedildiğini duyurdu. Ulusal basındaki haberlerde, yeni keşfedilen türün Ornithischian türünde olan ve kuş kalçalı dinozorlar olarak da adlandırılan bir dinozor türünün iskeletlerinin incelenmesi sonucu ortaya çıktığı kaydedildi.

Bilimadamlarının üç yıl boyunca iyi bir şekilde muhafaza edilmiş iskeletleri incelemesinin ardından bir hükme vardığı belirtilirken, yeni bulunan türe“Yueosaurus Tiantaiensis” adı verildiği, Çince olarak da ”Tientay Yüe Dinozoru” dendiği kaydedildi.

Yeni türün bugünlerde Tientay olarak adlandırılan kasabada bulunması ve eski dönemlerde 2 bin 500 yıl evvel Yüe devletinin o bölgede yaşaması nedeniyle bu ismin verildiği belirtildi.

Keşfedilen yeni türle ilgili çalışmanın bir İngiliz dergisi olan Mesozoik Araştırmalar dergisinde basıldığı ifade edildi.

Ornithischian türündeki Ornitopod ailesinden olan dinozorun Asya’da nadir görülen bir tür olduğu, bu türün otçul, hızlı koşabilen iki ayaklı küçük dinozorlar olduğu kaydedildi.

Bu türler yoğun bir şekilde Kuzey Amerika’da görülüyor ve Asya’da nadir olarak bulunduğu belirtiliyor.

Çin’de bulunan yeni türün ise gagalı, otçul ve 1,5 metre boyunda olduğu, eyalette bulunan en küçük dinozor türü olarak kayda geçtiği ifade edildi.

Cıciang eyaleti Çin’de dinozor ve dinozor yumurtası fosilleri açısından zengin bir bölge olarak biliniyor. Bu yeni türün keşfinden evvel yine aynı bölgede 3 otçul ve bir etçil tür keşfedilmişti.